NASIL DÜŞÜNÜYORUZ

Yatırım Felsefemiz

Değer yatırımı, sabırla tutulur ve bağımsız karar verilir. Komite yok, kıyas ölçütü yok, acele yok.


01

Önce temeller


Nakit akışı, bilanço, sermaye getirisi. Sayılar tutmuyorsa anlatının bir önemi yok. Bir şirketi tanımaya gelir tablosundan değil, nakdin nereden gelip nereye gittiğinden başlıyoruz.

Anlatamadığımız bir işi almıyoruz. Bir şirketin nasıl para kazandığını birkaç cümleyle açıklayamıyorsak, o şirketi anlamamışızdır ve geçeriz.

Nakit akışı ve borç yapısı

Sermaye getirisi ve nereye yatırıldığı

Anlaşılır bir iş modeli

02

Güvendiğimiz insanlar


Yönetimle tanışıyor ve yıllar boyunca nasıl davrandıklarını izliyoruz. Dürüst yöneticiler sıradan işleri iyi işlere çevirir; tersi de doğrudur.

Kendi parası hâlâ şirkette olan ortakları tercih ediyoruz. Sözle verilen taahhüdü değil, bilançoda görünen ortaklığı arıyoruz.

Yönetimle doğrudan görüşme

Yıllara yayılan gözlem

Sahibi hâlâ içeride olan şirketler

03

Zaman bizden yana


Aile sermayesinin geri ödeme takvimi yok. Kimseye çeyrek raporu vermiyoruz; bu yüzden bir şirketin değerine büyümesini bekleyebiliyoruz.

Beklemek de bir pozisyondur. Hiçbir şey yapmamak çoğu gün elimizdeki en iyi karardır ve bunu bir eksiklik saymıyoruz.

Geri ödeme takvimi yok

Yıllarla ölçülen elde tutma

Nakitte beklemek meşrudur

04

Disiplin: eşikler ve fiyat-değer ayrımı


Sayısal eşiklerimiz var. Özkaynak kârlılığı (ROE) ve yatırılan sermaye getirisi (ROIC) uzun dönemde sermaye maliyetinin belirgin biçimde üzerinde değilse, hikâyesi ne olursa olsun o şirketi portföye almıyoruz.

Fiyat ile değeri ayrı tutuyoruz. Bilançoyu okuyup şirketin ne ettiğini kendimiz hesaplıyoruz; piyasa fiyatı bu hesabın belirgin biçimde altına inene kadar bekleriz. Aradaki fark, hata payımızdır.

ROE ve ROIC eşikleri

Bilançoyu ilk elden okuma

Fiyat değerin altına inene kadar bekleme

Yazılı gerekçe, yanıldığımızda tekrar okuma

İyi şirketi makul fiyata alıp yıllarca beklemek; yaptığımız işin tamamı bu.

Yukarı Çık